Yapay Tohumlama
Yapay Tohumlama - Sayfa 2
| İçerik Listesi |
|---|
| Yapay Tohumlama |
| Sayfa 2 |
| Sayfa 3 |
| Sayfa 4 |
| Sayfa 5 |
Sayfa 2 - 5
YAPAY TOHUMLAMADAN YARARLANMAYapay tohumlama yönteminin önemi, sadece genetik materyalin saf korumasını sağlaması değil, aynı zamanda üstün verim verecek, hastalık ve zararlılara dayanıklı yeni genetik kombinasyonların oluşturulmasında da esas araç olmasıdır. En önemli işlevi, pedigrili damızlık ana arı üretimi ve ıslah çalışmalarında uygulanacak çiftleştirme yönteminde kontrolü sağlamasıdır (Ruttner, 1972; Rinderer, 1986; Ruttner, 1988; Şengonca, 2004). Yapay tohumlama tekniği sayesinde, 1950 yıllardan sonra çok önemli hibritler ve genetik stoklar üretilmiştir (Mackensen ve Nye, 1966). Bal verimini arttırmak, polinasyonda etkinliği arttırmak, daha uysal genotiplerin üretimi, Amerikan Yavru Çürüklüğü (Paenibacıllus larvae larvae) gibi hastalık ve Varroa destructor’a ve Trake akarı (Acarapis Woodi) gibi iç ve dış parazitlere karşı dayanıklı materyallerin geliştirilmiş olmasındaki en büyük katkı yapay tohumlama uygulamalarınındır (Büchler, 1993). Çok üstün özelliklere sahip hibritlerin üretimi yapay tohumlama yöntemi kullanılarak başarılmıştır. Bu öneminden dolayı arıcılıkta gelişmelerin sağlandığı ülkelerde bu konu çok önemsenmiş ve bu sistemden günümüzde maksimum düzeyde yararlanılmaktadır. Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Polonya gibi ülkelerde özel laboratuvarlar, Finlandiya ve İtalya da ise uzmanlaşmış araştırma enstitüleri suni tohumlama işlemini üstlenmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre suni tohumlama ile elde edilen ana arı miktarı Avrupa da düşük olmasına karşın tüm ülkeler gen kaynaklarının korunması hususunda her türlü hassasiyeti göstermekte ve yapay tohumlama ile ilgili alt yapılarını uzun bir süreden beri tamamlamış ve rutin bir iş haline getirmeyi başarmışlardır. Polonya’da ise daha farklı bir yapı söz konusudur. Bu ülkede üretilen toplam ana arının %40’ı yapay tohumlama ile döllenmektedir. Bu ülkede yılda yaklaşık 25-30 bin arasında ana arı yapay tohumlama ile döllenmektedir. Almanya ve Avusturya gibi ülkelerde çiftleştirme istasyonlarının kuruluş ve korunması yasalarla düzenlenmiştir. Bu ülkelerdeki diğer arıcı birlikleri ve enstitülerin üyelerinin kullanımı için özel çiftleştirme istasyonları bulunmaktadır (Lodesani ve Costa, 2003).
Gerekli Alet ve Ekipman
Tohumlamaya başlamadan önce aşağıda liste halinde verilen alet ve ekipmana ihtiyaç duyulur (Schley, 1988; Cobey, 1995; Kaftanoğlu, 2005).
♦ Enjektörlü dölleme aleti
♦ Işık düzenli mikroskop
♦ Işıklandırma düzeneği (soğuk ışık ileticisi)
♦ Narkoz düzeneği (CO2 tüp ve düzeneği)
♦ Ana arı markası ve yapıştırıcısı
♦ Streptomycin
♦ Etil Alkol (%70’lik)
♦ Saf su, Kağıt havlu
♦ NaCl (%9’luk sodyum klorür)
♦ Makas, Pamuklu çubuk, Bardak
♦ Erkek arı kapanı
♦ Ana arı uygulama kafesi
Ana Arının Yapay Tohumlamaya Hazırlanması
Yapay tohumlanmış ana arının üretim materyali olarak kullanılması uygun olmakla beraber ekonomik ve pratik değildir. Yapay tohumlanacak ana arıların hemen hemen tümü ıslah materyali veya genetik stoklardır. Yapay döllenecek olan ana arılar özenle yetiştirilir. Bu amaçla bol miktarda arı sütü üreten genç işçi arı kadrosu fazla olan güçlü, başaltıcı kolonilerden yararlanılır (Laidlaw, 1979; Harbo, 1986; Ruttner, 1988; Kaftanoğlu, 1993; Morse, 1994). Hazırlanan her başlatıcı koloniye ortalama 30 adet larva transfer edilir. Başlatıcı kolonilerin bol miktarda bal ve polen tüketmelerine imkan verilir ve bu tür ana arılar mevsimin en iyi olduğu dönemde yetiştirilmeye çalışılır (Avetisyan ve ark., 1976; Moritz, 1984; Kaftanoğlu ve Kumova, 1992; Güler ve Alpay, 2005). Kaliteli ana arı yetiştirebilmek için 0-24 saatlik larvalardan yararlanılır ve daha yaşlı larva transfer amacıyla kullanılmaz. Yapılan araştırmalarda 2, 3 ve 4 günlük larvalardan yetiştirilen ana arıların daha ufak, yumurtalıklarındaki ovariol sayısının daha az ve sperm kesesi çapının ve hacminin daha küçük olduğu belirlenmiştir (Woyke, 1967, 1971, 1973; 1976). Bir günlük larva transferi ile yetiştirilen ve yapay tohumlama ile döllenen ana arıların sperm keselerinde, 3 günlük larva transferi yetiştirilen ana arılara oranla % 30 ile 50 arasında değişen oranlarda daha fazla spermatozoa bulunmuştur (Woyke, 1971; Harbo, 1985; Cobey, 1995). Yapay tohumlama ve ıslah çalışmaları için yapılan ana arı yetiştiriciliğinde 9 mm çapındaki ana arı hücrelerine çift aşılama (double grafting) yaparak daha kaliteli ve iri vücutlu ana arılar yetiştirilir (Kaftanoğlu, 1995; Güler, 2006). Ana arıların kolonilere verilmelerindeki veya kabul ettirilmelerindeki güçlükleri ortadan kaldırmak için henüz çıkmamış ve larva transferinin 10. gününde olan ve kapalı hücreler içerisindeki ana arılar üç gün önceden hazırlanmış anasız çiftleştirme (ruşet) kolonilerine kazandırılır (Laidlaw, 1979; Ruttner, 1988; Morse, 1994). Çiftleştirme kolonilerinde en az 2-3 çerçeveyi kaplayacak miktarda işçi arı bulunmalı ve bu koloniler bol yemlenmelidir. Ana arının uçmasını ve doğal çiftleşmesini önlemek için ananın sağ veya sol ön kanatlarından birisi yaklaşık yarısı olacak şekilde kesilir, kovanın giriş deliğine ana arı ızgarası yerleştirilir ve thorax boya veya numara ile işaretlenir (Laidlaw, 1979). Doğal olarak ana arılar ergin hale geldikten 6-10 gün sonra çiftleşme uçuşuna çıkarlar. Yapay tohumlanacak ana arılar 6-15 günlük yaşta olmalıdır. Altı günlükten daha genç ana arıların üreme organları ve dokuları çok zayıf olduğundan; 15 günlük yaştan daha yaşlı olan ana arılarında dokularının elastikiyeti azaldığından yapay tohumlanmalarında bazı güçlükler meydana gelmektedir. Örneğin, 15 günlük yaştan daha yaşlı olan ana arılar yapay tohumlandığında daha az sperm depoladıkları belirlenmiştir.
Yapay Tohumlama


